‘İfakat’, Karadeniz kadınının çilesini anlatıyor
Karadeniz'de yaz geldi mi köylülere yayla yolu görünür. Hayvanları otlatmak, gelecek kışın çayırını biçmek için çalışma sırası yaylalara gelmiştir. Karadeniz kadınları bir bir yayılır yayla eteklerine ve adeta karınca gibi çalışmaya başlar. İfakat da her sene olduğu gibi o yıl da yaylanın yolunu tutmuştu.
Yanına da iki kızını almıştı. Tarihler ağustosun sonunu gösterirken yaylacılar yavaş yavaş köylerine geri dönmeye başlar.Kim bilir belki de İfakat aceleci davranmayıp yayla işlerini bitirdikten sonra biraz da yaylanın güzelliğini yaşamak ister. Temmuz ve ağustos aylarında yağmurlu olan yayla havalarının eylül ortalarına kadar bir bahar havasında olduğunu yaylacı İfakat'tan daha iyi kim bilebilir ki! Yayladan geç inmek İfakat için sıradan bir durumdur. Fakat İfakat ve iki kızının yaylada, yayla ahalisinin olmadığı bir zamanda cinayete kurban gitmesi köy halkının hiç de alışık olmadığı bir olaydır. İfakat 1991 yılında hâlâ nedeni bilinemeyen bir cinayetin kurbanı olur.
İfakat'ın trajedisi, eski gazeteci yeni belgeselci Orhan Tekeoğlu'nda bir belgesel çekme fikrini kamçılar. Zira hep gülümseyen, neşenin sembolü olan Karadeniz kadınının çilekeş hayatı Tekeoğlu'na o kadar uzak değildir. O Trabzon'un Çaykara ilçesine bağlı Taşören köyünde dünyaya gelip küçük yaşta başka şehirlere göç etmiş biridir. Belgeseline ismini verdiği İfakat da onun bire bir tanıdığı mahalle komşusundan başkası değildir.
İfakat'ı Karadeniz kadınının sembolü olarak seçen Tekeoğlu belgeselle Karadeniz kadınının hayatını kayıt altına aldı. Orhan Tekeoğlu, "Fakat Karadeniz'de tabiat kadına çok acımasız davrandı. Karadeniz kadını doğaya karşı mücadele veriyor. Karadeniz kadını sadece uyuyarak dinleniyor. Ömürleri çalışarak geçiyor. 87 yaşındaki bir teyzeyle konuşurken 'Bizim yaşadığımız hayat bir cehennemdi.' diye anlatıyor." diyor.
Yolların henüz yapılmadığı, elektriğin henüz köye gelmediği, çalışmanın sadece insan gücüne dayandığı dönemlerde Tekeoğlu da sürekli yüklerin altında inleyen ve saatlerce kendi kilolarından daha ağır yük taşımak zorunda kalan kadınların hayatlarına tanıklık eder. Aslında İfakat belgeseli bir anlamda artık yok olmaya yüz tutan bu hayatı da kayıt altına alıyor. Yani bir nevi yok olan bir kültürün son tanıkları Karadeniz kadınını anlatıyor. Zira değişen hayat şartları bölgedeki yaşamı da değiştirdi. Bir zamanlar Rumca konuşan, Rumca türküler söyleyen Karadeniz kadınları da neredeyse yok denecek kadar azalmış durumda. Belgeselde Karadeniz'de kadının elinin toprağa değdiği andan itibaren bütün çalışmaları bir bir görüntülendi. Yıllardır kullanılmayan uçurum yollarda kadınlar belgesel için harmanlarını yüklenip Rumca türküler söylediler tıpkı eski günlerdeki gibi. Adını belgesele veren İfakat ise hayatta olmadığı için 1988 yılında çekilmiş görüntüleri ile görünebildi. Devlet Bakanı Faruk Özak'ın destek olduğu belgeselin ana sponsorluğunu Ağaoğlu Şirketler Grubu üstlendi. Galası 18 Şubat'ta Cemal Reşit Rey'de yapılacak belgesel kadın festivallerinde de yarışacak.